Kendimizle Neden Kavga Ederiz ?

Çoğumuzun sıklıkla yaşadığı, anlam veremediği durumlardan biri içsel konuşmaların tartışmaya dönmesi veya neden zıt, sert, acımasız bir sesin baş gösteriyor oluşudur. Bazı kuramlarla bu durumu mantık çerçevesinde tartışıp açıklamaya çalışalım.

26.05.2020
76
Okuma Süresi: 3 dk, 29 sn

Benlik kavramını Gestaltçı ve Freuden yaklaşımlarla incelemek konu hakkında ön bilgi sahibi olmamızı sağlayacaktır.

Kendimizle Neden Kavga Ederiz ? 1 – kendimizle neden kavga ederiz 300x180 1

  • Freud’un benlik kuramında 3 temel vardır:

1- İD(alt benlik) : Bilinçaltımızdakilerdir. İlkel duygular barındırdığı biliniyor. Duyguları tatmin etme biçimi mantıktan uzak olabilir. Bilinç dışındaki duygu ve hazlardan oluşur bu yüzden dış dünya kuralları önemli değildir. Önemli olan dürtülerin tatmin olmasıdır(haz). İd, dürtülerin tatmin edilmesinde egoya kullanarak açığa çıkması için baskı yapar.

2-EGO:  Benliktir. İşlev olarak bakacak olursak zamanla büyüyüp toplumsal ve kültürel kuralları öğrenen ve kendini dizginleyen id parçasına benzetebiliriz. Asıl görevi düzenlemek ve denge kurmaktır. İdde olmayan gerçeklik ve mantık egoda vardır.

3-SÜPEREGO(üst benlik) : Kazandığımız ahlaki değerleri hayatımıza uygulayışımızdır diyebiliriz. Büyüdükçe ayıbı, doğru-yanlışı, ahlaki ve dini değerleri öğreniriz ve çocukken yaptığımız bir çok alışkanlığı yapmayız. Bunu bize ebeveynlerimiz, toplumumuz ya da yakın çevremiz öğretir. Öyle ki yapmamamız gereken bir şey olduğunda anne-babamız kızar ve biz o davranışı yapmayız. İlerleyen zamanlarda da anne babamız yanımızda olmasa bile(bizi denetleyecek bir güc yok demektir bu) biz o davranışı yapmayız çünkü artık biz öğretileni içselleştirmiş zihnimizi de denetleyici haline getirmiş oluruz.

Süperego, frenleyicidir.

Kendimizle Neden Kavga Ederiz ? 2 – kendimizle neden kavga ederiz 2 300x169 1

Ego, id ve süperego arasında denge sağlar.

  • Gestaltçı yaklaşım, insanların ilişki kurma ihtiyacı ile doğduğu görüşündedir.

Bu yaklaşımın kurucusu Frederick Perls’tir ve ona göre insanlar doğuştan ne iyi ne de kötüdür. Herkes her özelliğe az ya da çok sahiptir. Toplum tarafından onay gören davranışları sahiplenirken, onaylanmayan davranışlarımızı reddederiz. Bu yüzden Gestaltçılar, kendimiz olmaktan çok idealize ettiğimiz insan olmaya çalıştığımızı vurgular. Kişilik gelişimini uygun iç ve dış çevreye bağlarlar.

Perls, kişiliği açıklarken “üst benlik” ve “alt benlik” kavramlarını ortaya atmıştır. Buna göre üst benlik kişiyi zorunluluk ve tehditlerle manipüle ederken alt benlik iyi niyet, özürler ve savunmaya geçmeyle manipüle eder. Üst benlik yaptığı her şeyin doğru olduğunu söyleyerek alt benliğe emirler verir ve bu durumdan doğan çekişmelerle kişilik gelişir.

Alt benliğimiz; üst benlik karşısında sessiz ve güçsüzdür, kabul eder, çocuk tarafımızdır ama genellikle sessizliğiyle üst bene karşı üstünlük kazanır.

Üst benliğimiz; sürekli yargılar, nasıl olmamız gerektiğini söyler, emreder, acımasızdır.

İçsel kavgalarımızda bizden bağımsız birinin konuştuğunu hissederiz. Hatta bazen sanki içimizde konuşan ses, düşmanımızsın gibi hissederiz ya da tam tersi sanki bir çocuk vardır karşımızda. İçimizden geçen o konuşmacılar alt ve üst benliğimizdir.

Freuden yaklaşımda göre düşünecek olursak da egonun bastıramadığı id, patlamaya hazır volkan gibidir ve id doğası gereği saldırganlaşabilir. Bastırılamayan süperego da kişileri sessizliğe gömebilir. İçsel konuşmalarımız da ona göre şekillenir.

Önemli olan ve bu kargaşayı azaltabilecek olan şey her yönüyle kendimizi kabullenmemizdir.

Perls’e göre ne iyi ne kötü doğar, her özelliğe sahip ama hepsini sahiplenmemiş varlıklarız demiştik. Peki sahiplenmediğimiz, fark etmediğimiz yönlerimize ne oluyor? Günlük hayattan örnek verecek olursak nasıl ki bir insani görmezden gelmemiz onu sinirlendiriyorsa ayni şey duygularımız için de geçerlidir. Bir fırsatını bulduğunda mutlaka kendini sivrilecektir. İstisnasız herkesin içinde iyi ve kötü her duygu her istek vardır, sadece göstermedikleri( ya da farkında olmaya da bilirler) yanları körelmiş ya da bastırılmıştır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.